| E- Erkek Bebek İsimleri |
|
|
|
Ebu-Bekir Ar. İlk halife. Ecebay Saygın ve yüce kimse. Ecebey Saygın ve yüce olan kimse, Ecehan Ulu hükümdar, ulu hakan. Ecekan Geçmişinde ve soyunda yücelik ve saygınlık barındıran. Ecemiş Çok bilmiş, ukala. Ecer Güzel ve yeni olan. Ecevit 1. Çalışkan, açık fikirli, açıkgöz, çevik. (Saray) 2. Yaramaz. (Gönen) 3. Kurnaz.4. Asabi. (Ko-zağaç) 5. Fitne. (Yozgat) Ecmel Ar. Çok güzel ve yakışıklı kimse. Ecvet Ar. 1. Mükemmel. 2. Eli açık olan. Edayi Ar. Dua eden kişi. Edgü İyi, güzel olan. Edgüalp İyi, güzel,-cesur kimse. Edgüer İyi, güzel ve yiğit kimse. Edip Ar. 1. Saygılı, terbiyeli kimse. 2. Edebiyatla ilgilenen, yazar kimse. Ediş Değeri yüksek, kıymetli ve diğerlerinden nitelik bakımından daha üstün olan. Efdal 1. Ar. Daha erdemli, daha üstün kimse. 2. En âlâ, en üstün olan. 3. Ucuz. (Mudurnu) 4. Kolay. (Bolu) 5. Ar. İhsanlar, meziyetler, lû-tuflar, iyilikler. Efe 1. Ağabey. 2. Batı Anadolu'da köy yiğidi, zeybek. 3. Kabadayı. 4. Gelinin kayınbiraderini çağırmak için kullandığı sözcük. (Fethiye) 5. Evsiz, barksız, işsiz güçsüz. (Tokat) Efekan Yıkan, yıkıcı. Efendi 1. Saygıdeğer, ince, çelebi kimse. 2. Sözü geçen. 3. Eğitim görmüş kimseler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. 4. Bey unvanından sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. 5. Koca. Efgan Far. Iztırap ile haykırma, bağırıp çağırma, inleme, bağrışma. Efgen Far. 1. Düşüren, yıkan, bozan kimse. 2. Atıcı, yıkıcı, düşürücü. Efkan Çığlıklar, inlemeler. Efkâr Ar. 1. Tasa, kaygı, üzüntü. 2. Düşünceler, fikirler. 3. Fakir ve muhtaç. Eflatun Ar. 1. Açık mor. 2. Meşhur Yunan filozofu. Efran Ar. Sevinçli, neşeli kimse. Ege 1. Kendinden yaşça büyük olanlara denir. (Konya) 2. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi. (Arpaçay) 3. Türkiye'nin yedi bölgesinden biri. Egealp Egeli yiğit. Egebay Saygın ve egeli kimse. Egebey Saygın egeli. Egecan İçten ve sevecenlikle sahip çıkan kimse. Egehan Engin, denizlerin hükümdarı. Egemen 1. Bağımlı olmayan, hükümran, hakîm. 2. Sözünü geçiren, üstünlük sağlayan. Egesal Egeli olmasıyla ün kazanmış olan kimse. Egesan Egeli olmasıyla anılan. Egesay Egeli saygın kimse. Egetay Genç egeli, kimse. Egetürk Engin görüşlü, Egeli Türk. Egezade Egeli oğlu. Eğilmez Başeğmeyen, her türlü zorluğun üstesinden gelebilen kimse. Eğin Boy pos, endam. (Çorum) Ejder Far. 1. Korkunç bir masal canavarı, ejderha, dragon. 2. Korkunç ve acımasız kimse. Ejderhan Far. Acımasız hükümdar. Ekber Ar. En büyük. Ekemen 1. Olgun ve kibar kimse. 2. Nazlı ve ukala. Eken Toprağı ekip biçmekle uğraşan kimse. Ekenel Elleriyle toprağı eken kimse. Ekener Toprak insanı. Ekinci Toprağı ekip biçen kimse. Ekinel Tarımla uğraşan kimse. Ekiner 1. Kültürlü ve yiğit kimse. 2. Tarımla ilgilenen. Ekmel Ar. Mükemmel. Ekrem Ar. 1. Fazlasıyla cömert. 2. Gururuna çok düşkün kimse. 3. Kerim. 4. Şeref sahibi. Elal Kestane ile kırmızı arası renkte olan. Elbek Anadolu Selçuklu Devleti'nde görevli ve yetkili seçkin kişi adı. Elbir 1. Birlik olma, idare etme, bir elden yönetme. 2. Dargın olan iki kişinin arasını bulan. (Gaziantep) 3. Casus. (Antakya) 4. İki sevgilinin arasını bulan. (Tokat, Eskişehir) Elçi 1. Sefir, bir devleti bir başka devlet nezdinde temsil eden kimse. 2. Bir uzlaşma ya da bir işi sona erdirmek amacıyla birinin yanma gönderilen kimse. 3. Yalvaç, peygamber, resul. Elçialp Yiğit, cesur temsilci. Elçibey Temsilci. Eldem 1. Ehli, uzman. 2. Cana yakın kimse. Eldemir Demir gibi güçlü kimse. Elgün Elalem, başkaları. Elhan Ar. Nağmeler, ezgiler. Elibol Cömert ve eli açık kimse. Elitez Eli çabuk, üstlendiği işi çabucak bitiren kimse. Elöver Çalışkan ve öven el. Elver Yardımcı olmak, bir işe el atmak. Elverdi Yardım eden, yardımcı. Bir işe verdiği destek ile yardım eden kimse. Elveren Yardımcı olan. Emanet Ar. 1. Korunmak ya da saklanmak amacıyla birine ya da bir yere bırakılan eşya veya kimse. 2. Bir kimse ile birine gönderilen şey. 3. Eşyanın emanet olarak bırakıldığı yer. 4. Can. Emcet Ar. Onurlu, haysiyetli, şerefli. Emeç Amaç, gaye, ülkü. Emek 1. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü. 2. Uzun ve zahmetli, yorucu çalışma. Emet Ar. 1. Mesafe, uzaklık. 2. Nihayet, son. Emetullah Ar. Allah'ın bereketi. Emin Ar. 1. Güvenilir, inanılır kimse. 2. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. 3. Şüphesi olmayan. 4. Osmanlı İmparatorluğu'nda bazı devlet görevlerindeki sorumlu kimse. Eminel Ar. Güvenilir kimse. Emir Ar. 1. Buyruk, komut, 2. Müslüman ülkelerin bazılarında bir kavim, şehir ya da ülkenin başı olan kimse. 3. Gökkuşağı. (İsparta) 4. Araba ya da kağnı tekerinin ortasından geçen silindir şeklindeki demir parçası. (Afyon, Burdur) 5. Siyahımtırak yeşil, nefti. (Niğde) 6. Siyah haşhaş. Emirali Kışa kadar saklanabilen, sarı renkli bir çeşit üzüm. Emirbey Ar. Yöneten kimse. Emirhan Buyuran hükümdar. Emirkan Buyuran hükümdar kanından olan, bu soydan gelen kimse. Emirsoy Buyuran, yöneten, hükümran bir soydan gelen. Emrah Ar. Saz çalıp oynayan. Emran Ar. Hayvan derisi ya da kürkü. Emre 1. Âşık. 2. Ozan. 3. Arkadaş, kardeş. Emrehel Şaşkın, miskin, Allardık. Emrem 1. Âşık olan. 2. Ozan kimse. 3. Arkadaşım, kardeşim. Emri Ar. Emirle ilgili. Emsal/Emsali Ar. 1. Kıssalar hikâyeler, destanlar. 2. Numuneler, örnekler. 3. Eşler, benzerleri. 4. Katsayı, kaç misli alınacağını bildiren sayı. Ender Ar. Nadir, seyrek ve az bulunan. Endi Evvelki. (Bolu, Safranbolu, Ereğli) Eneç 1. Dağlardaki karın erimesiyle oluşan ve yaz gelmesiyle de kuruyan su yatağı. 2. İki yükselti arasındaki düzlük. Enek Kapital. Ener Korkusuz, cesur, kahraman. Eneren Çok ermiş, ermişlerin ileri geleni. Enes Şecereli Arap atı. Engin 1. Değer ve fiyatı düşük olan şey (için). 2. Alçak yer. (Burdur, Denizli, Balıkesir, Çorum, Merzifon) 3. Geniş alan. (Nazilli, Dallıca) 4. Diş nezlesi. (Eğridir, Denizli, İsparta) 5. Genellikle çene altının ve yüzün şişmesiyle beliren hastalık. 6. Bulutlu hava. 7. İyi, güzel,te-miz, sağlam (Gölpazarı, Kurşunlu, Çankırı) 8. Yatık kumaş. (Denizli, Vakfıkebir) Enginalp Bütün güzellikleri kendinde taşıyan yiğit. Enginay Uçsuz ve bucaksız ay. Enginel İyi yetiştirilmiş derin bilgi sahibi kimse. Enginer Engin yürekli ve yiğit kimse. Enginsoy Engin insanların soyundan gelen. Enginsu Uçsuz bucaksız deniz. Engintürk 1. Her yanı sarmış olan Türk. 2. Derin bilgiye sahip olan Türk. Engün Bkz. Engin. Engür Çok gür, çok verimli. Enis Ar. Dost, arkadaş, yar, sevgili. Ensar Ar. 1. Koruyup, gözeten, yardımcı eden. 2. Yardımcı olan. Ensari Ar. Ensar kişilerden biri. Enver Ar. 1. Üzerinde nur ışığı varmış gibi parıldayan. 2. Çok güzel. Eracar Yetenekli ve pratik kimse. Erakalın Korkusuz ve yetenekli kimse. Erakıncı Cesur ve yiğit akıncı kimse. Eral Cesur yiğit. Eralan Her anlamda yiğitliğini gösteren, cesur kimse. Eralkan Cesur, yiğit ve korkusuz bir soydan, kandan gelen kimse. Eralp Yiğit ve korkusuz kimse. Eraltay Altaylar'm soyundan gelen . cesur kimse. Eran Yiğit ve korkusuz kimse. Erandaç Yiğitliğiyle nam salmış oğul. Eranıl Yiğitliği dilden dile dolaşan, cesur ve korkusuz kimse. Eraslan Aslan gibi korkusuz ve güçlü kimse. Eray Er gibi aydınlık kimse. Eraydın Yiğit ve aydm kimse. Erbaşat Benzerleri arasında güç ve önem bakımından qnde gelen kimse. Erbatur Korkusuz ve kahraman kimse. Erbay Saygın ve cesur kimse. Erben Yiğit ve cesur benlik, kişilik. Erberk Cesur, korkusuz ve hızlı kimse. Erbey Saygın ve korkusuz kimse. Erbil Yiğitliği ile bilinen. Erbilek Yiğit ve güçlü kimse. Erbilen Yiğitlerin yanında olan, onlara yardım eden, destek veren kimse. Erboğa Boğa gibi bir güce sahip olan kimse. Erboy Yiğit, boylu poslu ve endamlı kimse. Ercan Yüreğinde korku hissetmeyen, cesaret sahibi kimse. Ercihan Korkusuzluğuyla, yiğitliğiyle dünyaya nam salmış kimse. Ercivan Yiğit ve yakışıklı kimse. Erciyes Kayseri'de bir dağ adı. Ercümend Far. 1. Çevresinde saygı gören, itibarı olan kimse. 2. Muhterem, haysiyetli, seçkin. Erçelik Çelik gibi güçlü erkek. Erçetin Gözü pek ve hiçbir şeyden yılmayan kimse. Erçevik Korkusuzluğu ve atikliğiyle ünlü olan. Erdağ Yeşermiş, çayır, çimenli dağ Erdal 1. Yeni yeni filizlenmeye başlamış dal. 2. Dal gibi yiğit. Erdemalp Erdemliğe erişmiş yiğit. Erdemer Erdemlilik yeteneğine sahip olan. Erdemir Demir kadar güçlü olan. Erdemli Ahlaki açıdan her alanla yeterliliğe sahip olan, fazilet sahibi kimse. Erden 1. İnsan eli değmemiş, bakir. 2. Masal. (İzmir) 3. Sahur zamanı. (İznabol, Ermenek) Erdenalp Dürüst, doğru ve iyiliksever yiğit. Erdenay Ay kadar güzel ve aynı zamanda erdem sahibi kimse. Erdener Dürüst ve iyiliksever. Erdeniz Denizlerin korkusuz yiğidi. Erdi 1. Başakları olgunlaşmış ekin. 2. Olgunlaşma. 3. Kavuşma. Erdibey Ermişliğiyle itibar gören. Erdik Ermiş ve saygınlık kazanmış. Erdil Yiğit ve sözüne güvenilir. Erdilek Dileklerine kavuşmuş kimse. Erdim Ermiş ve saygınlık kazanmış. Erdin 1. İsteklerini elde etmiş. 2. Yetkinliğe erişmiş kimse. Erdinç Dinç ve sağlıklı kimse. Erdiner Amacına ulaşan yiğit kimse. Erdoğ Yiğit doğan. Erdoğan Doğuştan yiğit gibi doğan. Erdoğdu Yiğit ve kahraman doğan. Erdönmez Yiğit ve sözünden dönmeyen kimse. Erdur Yiğitliğiyle gereksiz yere övünmeyen kimse. Erduran 1. Durgun ve sakin yiğit. Yiğitçe ve erkekçe duran. 2. Yaşayan, hayatta olan. Erduru Saf, duru ve temiz olan, göründüğü gibi olan. Erek Amaç, gaye, maksat, erek. Ereken Çabuk eken. Erel Erkek eli, güçlü el. Erem Bir işi yürekten isteyen, ele aldığı işi yürekten yapan kimse. Eren 1. Amaç, erek. (Urla, İzmir) 2. Dirlik, erinç. (Denizli) 3. Dost. (Navlu, Yeşilova) 4. Ölü çıkan eve komşuları tarafından götürülen yemek. (Uşak, Manisa) 5. Hayırlı çocuk. (Kayseri) Erenalp Ermişliği ve yiğitliği benliğinde barındıran. Erenay Ermiş ve er gibi aydınlık. Erencan Can dost. Dini inançları bakımından olgunlaşmış, kemale ermiş, can kimse. Erençer Huzur veren. Erendiz En büyük gezegen, Jüpiter. Erenel Her tarafa erişmeye, yardıma yetişmeye, gücü yeten, olgun kimse. Erener Tanrısal gizleri kavrama aşamasına varmış, yiğit kimse. Erengüç Tanrı'yla dolup onunla yakınlık kurmuş olduğuna inanılan güçlü kimse. Erenler 1. Olağanüstü sezgileriyle bazı gerçekleri gördüğüne inanılan kimse. 2. Kendini tüm benliğiyle Tanrı'ya adamış olan. Erenöz Kökü ermiş olan. Erensoy Ermiş soyundan gelen kimse. Erensü Nefsini yenerek olgunlaşmış, ermiş asker. Erez Acıbadem ağacı. Ergazi Yiğit, kahraman, savaşçı. Ergenç Genç erkek. Ergene 1. Çadır kapısı. 2. Dağ kapısı. Ergenekon 1. Dağın zirvesi. 2. Gök-türkler'in meydana gelişini anlatan destan. Düşmanları tarafından yenilen Hunlafm bir bölümü olan Asine boyundan on yaşında bir çocuk sağ kalır. Bu çocuğun da kolunu ve ayağını keserek bir kamışlığa bırakırlar Dişi bir kurt bu çocuğu alarak Altay dağlarının çevrelediği bu bölgeye gelir. Onu besleyip, büyütür. On çocuğu olur. Çocuklar büyüyüp evlenirler. Her birinden bir boy türer. Bunlardan Asine boyu Asençe adlı bir kahramanın önderliğinde dağlık bölgenin dışına çıkarak yayılır. Ergener Genç ve evlenmemiş erkek. Ergi 1. Güzelliği yakalama. 2. İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet. Ergican 1. Güzelliği yakalamış içten ve candan kimse. 2. İyi bir duruma gelmiş, içten ve samimi dost kimse. Ergiden Yiğit erkek. Ergi İyi bir şeye erişme hali, mazhariyet. Ergil 1. Kendisine, itimat edilen, inanılan kimse. 2. Muşmula. (Dersim) Ergim Erişilen amaç, gaye, hedef, kavuşulan iyi ve güzel şey. Ergimer İyi ve güzel şeye kavuşan. Ergin 1. Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş kimse. 2. Haklarım kullanabilecek yaşa gelmiş olan. 3. Çürümeye yüz tutmuş meyve. (Ermenek, Mut) 4. Havı dökülmüş, erimiş, akmış kumaş. (Konya) Erginal Yiğit ve delikanlı. Erginalp Yiğit delikanlı. Erginay Ay gibi parıldayan delikanlı. Erginbay Kendisine saygı duyulan delikanlı. Ergincan İçten ve sevecen delikanlı. Erginer Haklarını kendi kullanabilecek yaş ve olgunluğa erişmiş kimse. Erginsoy Bilgili, görgülü, olgun kişiler yetiştiren bir soydan gelenler. Ergintuğ Rütbe ve makam sahibi, olgun kimseler yetiştiren bir soydan gelen kimse. Ergök Mavi gök. Ergökmen Mavi gözlü.ve sarışın erkek. Ergönül Yiğit ve cesur, candan, gönülden kimse. Ergör Gönülden ve dürüst kimse. Ergun Far. 1. Hızla giden oynak at. 2. Yumuşak huylu insan. 3. İlhanlı Devleti'nin hükümdarlarından. Ergüç 1. Güç simgesi er, kuvvet ve kudret sahibi kimse. 2. Yayık kolu. (Samsun) Ergüden Bir düşünce, bir duygu ya da bir amacın peşine düşerek onu gerçekleştirmeye çalışan yiğit kimse. Ergüder Bir amacı gerçekleştirmeye çalışan yiğit kimse. Ergül Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü olan kimse. Ergüleç Güler yüzlü ve sempatik kimse. Ergülen Güler yüzlü, sempatik ve içten kimse. Ergümen İstediklerini elde etmiş olan. Ergün 1. Mütevazi ve sessiz kimse. 2. Sulu kar. 3. Günün erken zamanı. 4. Yumuşak. (Adapazarı) 5. Sulu kar, sulu sepken. (Amasya) Ergünay Ay gibi sessiz olan. Ergüner Mütevazi ve sessiz kimse. Ergüneş Erkenden doğan güneş. Ergüney Her ilişkisinde mütevazi olan. Ergüven Kendine güvenen, kendisiyle barışık olan. Ergüvenç Kendisine güven duyulan itibar sahibi kimse. Erhan Ar. 1. Korkusuz hükümdar. 2. Çok merhametli ve acıma duygusu çok olan. Erhun Korkusuz ve savaşçı kimse. Erışık Kültürlü ve aydın kimse. Erişin İçindeki cevheri paylaşan. Eriker Yetenekli ve korkusuz kimse. Eril Erkek, er ve yiğit kimse. Erimer 1. Erişmiş ve amacına ulaşmış yiğit kimse. 2. İyi haber, müjde ve sevinç getiren er kimse. Erin 1. Ergin hale gelen. 2. Bir yere ulaşan, vasıl olan. 3. Son mertebeye ulaşan. Erinç Çevresine ışık saçan kimse. Erinçer Çevresine ışık saçan, mutlu veşen kimse. Erip Ar. Bilgisi ve yeteneğiyle zeki ve akıllı olduğunu gösteren kimse. Erişen Yetkinliğe erişmiş, gelişmiş kimse. Erişkin Olgunlaşmış ve gerekli yeterliliğe ulaşmış kimse. Eriz İz bırakan yiğit kimse. Erizgi Yaptıklarıyla herkesi etkileyen ve iyi bir iz bırakan kimse. Erk 1. Kudret. 2. Kişiliği ya da konumuyla yaptırım gücü bulunan kimse. 3. Samimiyet. 4. Sevgi. Erkal Her zaman için yiğitliğini koruyan ve yaptıklarından taviz vermeyen kimse. Erkan 1. Yiğitliği geçmişinden gelen kimse. 2. Ar. Esaslar, destekler, sütunlar. 3. Reisler. Erkaya Kaya gibi güçlü olan. Erke 1. Güç. 2. Ar. Misvak ağacı. 3. Reisler. Erkel Gücü ve kudreti yerinde olan el. Erkin 1. Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest. 2. Her koşulda özgürlük yanlısı olan. Erkiner Bağımsız, özgür ve yiğit kimse. Erkmen Güçlü, etkili olan ve sözü geçen kimse. Erkoç Koç gibi azameti ve gücü olan kimse. Erkoçak Azamet sahibi, güçlü ve yiğit kimse. Erkol Güçlü kollara sahip olan kimse. Erkon Ağır ağır, yata kalka. (Trabzon) Erksal Gücü ve kudretiyle nam salmış olan kimse. Erksan erkek gibi olan, gücü ve kudretiyle nam salmış kimse. Erksoy Güçlü ve kudretli bir soydan gelen, yiğit kimse. Erksun Gücüyle çevresine yardımcı olan, güç ve kuvvet sahibi kimse. Erktin Hem maddi ve hem de manevi anlamda güç ve kudret sahibi olan namlı kimse. Erkul Erkek kimse. Erkunt Zorluklara göğüs gerebilen kimse. Erkurt Güçlü ve kudretli kimse. Erkurtaran Hayvanların sancılarını geçirmekte kullanılan birçiçek. (Kayışlı) Erkut Kutsanmış kimse. Erkutay Kutsanmış, ay gibi beyaz ve temiz kimse. Erkutlu Uğurlu, mübarek, yiğit ve sözüne güvenilir kimse. Erlaçin Yiğit ve sözüne güvenilir kimse. Erman 1. Yiğitliğiyle ün salarak kahraman olmuş kimse. 2. Arzu istek. 3. Far. Yerinme, pişman olma. Ermin Ar. Keykubat'm dördüncü oğlu. Ermiş 1. İstediğine kavuşmuş. 2. Dini inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, evliya, veli. Ermutlu Mutlu ve huzurlu kimse. Ernoyan Cesur, korkusuz komutan. Erdoğan Tanrı'nın eri, Tanrı'nın yiğidi olan kimse. Eroğlu Yiğit ve kahraman kişinin oğlu. Eroğul Yiğit ve cesur oğul. Eroğuz Temiz yaratılmış, iyi, arkadaş, güçlü ve doğru yiğit kimse. Erokay Elit, beğenilen kendisine saygı duyulan kimse. Erol Yiğit olan ve dürüstlükten ayrılmayan. Erolan Yiğit olan, sözünde duran kimse. Erozan Yiğitlerin ozanı. Eröz Özünden yiğit olan kimse. Ersal Yiğitliğiyle etrafa nam salan, cesur kimse. Ersan Yiğitliğiyle nam salmış kimse. Ersat Mutluluk içinde olan kimse. Ersav Yiğit ve cesur kimse. Ersavaş Yiğit bir şekilde savaşan. Ersay Er olarak sayılan, yiğit olarak sayılan ve kendisine saygı gösteren kimse. Ersayın Yiğit ve saygıdeğer kimse. Erseç Yiğit ve seçilen kimse. Ersel Yiğit ve taşkın kimse. Ersen 1. Mutlu ve neşeli erkek. 2. Kolay. (Burdur) 3. Far. Meclis, kurultay, kongre. Ersev Yiğit ve sevilen kimse. Erseven Yiğit ve seven kimse. Ersever Yiğit sever kimse. Ersevin Yiğitliği ve kahramanlığı ile sevinen. Ersezer Kavrayış yetisi güçlü olan. Ersin 1. Ateş küreği. (Kuzguncuk, Amasya, Pütürge) 2. Tekneye yapışmış hamuru kazımaya yarayan demir araç. 3. Bir çeşit güzel kokulu bitki. 4. Küçük çocukların yatırıldığı toprağı ısıtmak için toprağın konulduğu kürek biçiminde araç. Ersoy Yiğit ve kahraman bir soydan gelen. Ersöz Sözleri yiğitçe olan, saygıdeğer kimse. Ersun Yiğitliği ve kahramanlığı ile etrafına yardım eden kimse. (Ayrıca bkz. Ersin.) Ersungur Yiğitliği ile çevresinde saygı uyandıran kimse. Ersü Yiğit ve kahraman asker. Erşan Yiğitliğiyle nam salmış olan kimse. Ersen Yiğit ve şen kişi. Erşet Dürüstlük ve doğruluktan hiç ayrılmayan, güvenilir kimse. Ertaç Yiğit kral ya da hükümdar. Ertan Gündoğusu, güneşin doğma zamanına yakın olan zaman. Ertana Gündoğuşuna yakın olan zaman. Ertaş 1. Taş gibi sağlam olan. 2. Selçuklu prensi. Ertay Genç tay. Ertaylan Sırım gibi yakışıklı ve yiğit olan kimse. Erte Günün doğuşuna yakın olan zaman. Ertek Tek ve yiğit kimse. Ertekin Uğur getiren, uğur getirdiğine inanılan yiğit kimse. Ertem 1. Ahlaki açıdan her anlamda yeterlilik sahibi olan kimse. 2. Söz ve harekette herkesin beğendiği bir tavır ve davranışı sergileyen, yiğit kimse. Erten Erkek gibi bir vücuda ve endama sahip olan. Ertingü Ruhsal ve yüce olan. Ertok Gözü yükseklerde olmayan, gözü tok ve yiğit kimse. Ertop Yiğit ve cesur kişi. Ertöre Törelerine ve geleneklerine bağlı olan yiğit. Ertöz Er ve özüne bağlı kimse. Ertuğ Yiğit başlığı. Ertugay Yiğitler topluluğu. Erluğrul 1. Temiz yürekli; niyeti ve davranışı dürüst ve doğru insan. 2. Osmanlı Imparatorluğu'nun kurucusu, Osman Gazi'nin babası olan kimse. Ertuna 1. Türk tarihinde önemli bir yeri olan Tuna nehrinin yöresinden olan veya Tuna'ya gönül vermiş yiğit kimse. 2. Delişmen yiğit kimse. Ertunca Tunca Irmağı yöresinden olan yiğit kişi. Ertuncay Yiğit ve ay kadar güzel olan kimse. Ertunç Tunç gibi sağlam ve dayanıklı yiğit kimse. Ertunga 1. Bahadır ve yiğit hakan. 2. I. S. VII. yy.'da yaşayan, İran ordularını yendikten sonra İranlılar tarafından öldürülen Saka Hükümdarı. Erturan Er ve Turanlarm başı olan, yaşayan yiğit. Ertün Yiğit ve kahraman kişi. Ertüre Yiğitler arasında farklı bir yiğit Ertürk Yiğit Türk. Ertüze Adaletli, yiğit kimse. Ertüzün Mütevazi ve yiğit kimse. Erülgen Yüksek rütbeli, güçlü, iyi kalpli, hayır sahibi kimse. Erün Ün salmak, nam kazanmak için yaratılmış yetenekli ve cesur kimse. Erünal Yiğitliğiyle ün kazanmış kimse. Erüstün Yiğitlik ve kahramanlığıyla ün kazanmış, emsallerinden üstün olan yiğit. Eryalçın 1. Sert ve yaman. 2. Başı dik olan yiğit kimse. 3. Erişilmez, yetişilmez yiğit kimse. Eryaman 1. Her işin üstesinden gelebilen yiğit kimse. 2. Şaşırtıcı beceri, yetenek ve cesareti olan er kişi. Eryavuz 1. Çok sert, çok yetenekli ve cesur er. 2. Her işin üstesinden gelebilen yiğit kimse. Eryetiş Çabuk gel, çabuk gelen kimse. Eryılmaz Hiçbir şeyden yılmayan, cesur er. Eryiğit Kahraman, yiğit ve er kişi. Erbatur. Erzade Yiğit oğlu. Erzan Far. 1. Olabilir. 2. Gerçekleşme ihtimali fazla olan. 3. Ucuz, bol, uygun, yerinde Erzen Darı. Esat Ar. Çok vefakâr. Esen 1. Veda. 2. Parasız verilen, bolca, hoyrat. (Bayburt) 3. Elbet. (Bursa) Esenalp Sağlıklı ve yiğit kimse. Esenbay Sağlıklı ve saygın kimse. Esenbey Sağlıklı ve efendi kimse. Esendal Sağlıklı, huzurlu kimse. Esendemir Sağlıklı, güçlü, kuvvetli kimse. Esenel 1. Sağlıklı, sağlam el. 2. Güzel, sağlıklı, mutlu diyar. Esener Sağlıklı ve huzurlu olan. Esenhan Sağlıklı hükümdar kimse. Esengür Rüzgâr gibi gürleyen. Esenkal Sağlıklı ve huzurlu. Esenkul Sağlıklı ve huzurlu insan. Esentan Tan vaktinde esen rüzgâr. Esentaş Sağlıklı ve taş gibi olan. Esentürk Sağlıklı ve güçlü Türk. Eser 1. Rüzgâr, sert esen rüzgâr. (Dinar, Tefenni, Denizli, Bayramiç, Nazilli, Rize) 2. Soğuk. 3. Büyük demir çivi. (Yeşilova, Kaş, Elmalı) 4. Arının iğnesi. 5. Delilik. 6. Evlerde kireit altlarına konulan tahta. 7. Ar. Serçe kuşu. 8. Ar. Basılmış kitap. 9. Ar. Tesir. 10. Ar. Nişan, iz, alâmet. Eseralp Yiğitliği dilden dile, rüzgâr gibi dolaşan. Eserbay Saygın ve yakışıklı kimse. Eserbey Yakışıklı ve beyefendi kimse. Eserhan Arkasında büyük eserler bırakan hükümdar. Eserkaya Heykel gibi güzel olan. Esersoy Eserleriyle anılan bir soydan gelen. Esertaş Sert ve taş gibi sağlam olan. Esertürk Büyük eserler bırakmış Türk. Esinalp Yiğitliği insanlara örnek olan. Esinbay Saygıdeğer ve örnek kimse. Esiner Rüzgâr gibi esen yiğit. Eskin 1. Rüzgâr. 2. Fırtına. Eskinalp Rüzgâr gibi ve bahadır yiğit Eslek 1. Çalışkan 2. Girişken. Esmen Sağlıklı insan. Eşfak Ar. İçten ve çok şefkatli kimse. Eşit Niteliği ve görüntüsü aynı olan. Eşkin Atın hızlı yürüyüşü. Eşmen Eş, dost, arkadaş, akran. Eşref Ar. En, daha, pek şerefli ve çok aziz olan. Ethem Ar. Karayağız at. Evgin 1. Acele olarak yapılması gereken. 2. Gecikmemesi gereken, ivedi. Evliya Ar. 1. Olağanüstü yetenek ve kerametlere sahip olduğu kabul edilen kimse, ermiş. 2. Koruyup, gözetenler. 3. Allah'a yakın olan kimse. 4. Yatır. Evran 1. Fazlasıyla uzayıp yükselen ağaç yada büyüyen insan. 2. Kasırga, hortum. 3. Kâinat. 4. Talih, alınyazısı, mukadderat. 5. Şiddetli yağmurdan sonra derelerin bulanık akması. (Antalya) 6. Büyük yılan, canavar. Evre Dönem, safha. Evren 1. Var olan şeylerin tümü. 2. Dünyada insanların oturduğu bütün yerler. 3. Zaman, felek, cihan. 4. Madde, fikir ve duygu alanı. 5. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. 6. Boylu boslu, iri yarı, yakışıklı. (Eşme ve köyleri, Burdur, Muğla) 7. Kahraman, yiğit. (Kapıdağı, İsparta) 8. Bey, ağa, lider. (İzmir) 9. Zaman, (İsparta) 10. Büyük, yüksek. (Ayrıca bkz. Evren) Eyüp Ar. Sabırlı insan, peygamber. Ezgütekin 1. Bütünüyle dinledildiği zaman akıl ve duyguyu tatmin edecek şekilde, aralarında bağlantıları olan, çeşitli sesler dizisi. Uğur getirdiğine inanılan sesler. 2. Uğurlu yol, şans getiren yöntem. |


