| Bebeğiniz ve Oyun |
|
|
|
YAKALAMA OYUNU Hemen hemen bütün bebekler bu yakalama oyunlarını sever. Bebeğinizi yerde tam karşınıza alıp oturun. Yumuşak bir topu ya da tekerlekli bir oyuncağı yavaşça ona doğru ittirin. Topu tutup size geri göndermeye çalışacak ya da eline alıp incelemeye, belki de çiğnemeye kalkışacaktır. Oyuncağı almanız için uzatıp sonra da geri çekerek sizi şaşırtabilir bile. Bu normal bir davranıştır. Nesneleri tutmayı öğrenmiş, ama elinden bırakmayı henüz bilmiyor olabilir. Sakın oyuncağı elinden çekip almaya kalkmayın. Sözgelimi, "Ne güzel bir topmuş bu," gibi sözcüklerle onunla konuşmayı sürdürün. BİNEK OYUNLARI Diz üstünde ata binme, kucakta hoplatılma ya da 'fış fış kayıkçı' gibi oyunlar, bebeğin yaşına ve huyuna bağlı olarak çok gürültülü patırtılı ya da pekâlâ yavaş yavaş oynanabilecek oyunlardır. Bebeğiniz kısa sürede oyunu yine oynamak istediğini ya da artık sıkıldığını size göstermenin bir yolunu öğrenecektir.
Arayıp bulma etkinliğini içeren oyunlar, çocuğunuzun bebekliğinden ta ilkokul yıllarına dek hep severek oynayacağı oyunlardır. Bebeğinizin ilk 'hazine avı' sözgelimi, oyuncaklarından birini onun hemen gözünün önündeki bir örtünün ya da havlunun altına sakladığınızı görmesi, sonra da sizin "Nereye gitti oyuncak?" diye sormanızla başlayabilir. Saklanan oyuncağın orada, hâlâ örtünün altında olduğunu keşfedecektir. Üç ayrı havlu kullanarak oyundaki heyecan ölçüsünü arttırabilirsiniz: "Oyuncak hangisinin altında?" Bebek oyuncağını bulmak için temel bilgilerini kullanmak zorundadır: Oyuncak bir havlunun altında, başka yerde değil. Hangisinde olduğunu anımsamaya çalışacaktır. 'Ce-e' oyunu da bunun epey yaygınlıkla uygulanan bir türevidir aslında.Yüzünüzün bir anda gözden yitip sonra yeniden belirmesinin yarattığı şaşkınlık, bebeğinizi mutluluk çığlıklarına sürükleyecektir. Bu oyunu bebeğinizi ana kucağına yerleştirerek de oynayabilirsiniz. Koltuğun ileri geri devinimlerine uygun olarak yüzünüzün görüntüsü de gidip gelecek, bebeğiniz sevinçle çığlıklar atacaktır. Daha altı aylıkken çok sevdiği bu arayıp bulma oyununun değişik uyarlamalarını, yaşı büyüdükçe bıkmadan oynamayı sürdürecektir. Başlarda yüzünü ellerinin ya da havlunun ardına gizleyip sizin yaptıklarınızı yansılamaya çalışabilir. Sonraları sizi göremediği için sizin de onu göremeyeceğinizi düşündüğü bir dönemden geçebilir. Bu normaldir; durumu oyuna dönüştürebilirseniz eğlenceli bile olabilir. GIDIKLAMA, DOKUNMA OYUNLARI Bebeğinizi sevgiyle kucaklayıp birbirinize dokunarak oynayabileceğiniz oyunlar ona çok eğlenceli gelecektir. Bu tür oyunları nasıl da hızla öğrenip karşılık verdiğini görünce şaşıracaksınız. Bebeğinizi kucağınıza alıp sözgelimi, şu çok bilinen 'Hani bana, hani bana...' oyununu oynadığınızda, söylediklerinizi anlamasa bile her parmağın tek tek kullanıldığı bu oyun onu eğlendirecek, meraklandıracaktır. Benzer biçimde, küçük tekerlemeler eşliğinde onu gıdıklayabilir, bir yandan şarkılar söyleyip buyandan da yavaş yavaş kollarını bacaklarını iki yana açıp kapama gibi oyunlar geliştirebilirsiniz.
Tekerlemeler ve çocuk şarkıları, çocuğunuzun kültürel edinimleri arasındadır. Otomobil yolculuklarında çocuklar için hazırlanmış özel müzik kayıtlarını dinleyip hep birlikte söyleyebilirsiniz. Daha da iyisi, bebeğinize sizin şarkılar söylemeniz olacaktır. Tüm bebekler kendilerine şarkılar, 'Dandini dandini dastana, danalar girmiş bostana' gibi ninniler söylenmesinden hoşlanır. Özellikle ninnilerin uyaklı ve tartımlı yapısının bebekleri sakinleştirdiği bilinir. 'Ali Baha'nın Çiftliği' ya da 'Arı Vız Vız Vız' gibi şarkılarda değişik hayvan seslerinin yansılanması hem şarkıların anlamını pekiştirir hem de bebeğinizin o şarkıları öğrenmesini kolaylaştırır. Bebeğin dil becerisinin gelişiminde ve çevresindeki dünyayı yorumlayıp anlamlandırmasına yardımcı olmakta tekerleme, şarkı ve ninniler çok iyi birer araçtır. Çocuğunuz üç dört yaşlarına geldiğinde artık bunlardaki yinelemeleri, uyakları, uyak düşürmek için yapılmış anlamlı anlamsız gülünçlükleri yavaş yavaş anlamaya başlayacaktır. Onun da iyi bildiği bir iki tekerleme ya da şarkıyı, sözgelimi içinde bulunduğunuz duruma uygun biçimde yeniden üretmeniz (Kov bostancı danayı, yemesin kızımın mamasını), çocuğunuzu duraksız kahkahalara sürükleyip hepiniz için coşkulu bir eğlence kaynağı olabilir. OKUMA Okuduklarınızdan hiçbir şey anlayamayacak yaşta bile olsa, bebeğiniz ona kitaplar okumanızdan çok hoşlanacaktır. Kucağınızda, kollarınızın arasında oturmaktan mutluluk duyacak, kitaptaki resimlere ilişkin anlattıklarınızı dinlerken sesinizin tınısı onu rahatlatacaktır. Kitabın içindeki parlak renkli resimler de hoşuna gider. Başlarda kitap okumak, size bebeğinizle birlikte olma, onunla konuşma olanağı sağlar, ama bir süre sonra artık okuduklarınızı anladığını da göreceksiniz. |




SAKLAMACA BULMACA
ŞARKILAR, DİL BECERİSİ OYUNLARI