Sorunlu Gebelikler Yazdır E-posta

Gebeliklerin büyük çoğunluğu normaldir ve herşey yolunda gider. Ne var ki kimi zaman olası tehlike oranlarının yükseldiği, doktorunuzun gebeliği daha yakından izlemek isteyeceği durumlar olabilir. Bunun nedeni genel sağlık koşullarınızdaki bir düzensizlik ya da söz gelimi ikiz gebelik olabilir. Kimi zaman da özel bakım konusunda doktorunuzun dikkatini çekip onu özel bakıma yönelten başka belirtiler ortaya çıkabilir.

KANSIZLIK (Anemi)

Birçok kadın gebe kalmadan önce biraz kansızdır. Bunun nedeni de genellikle demir eksikliğidir. Bunu düzeltmek gerekir çünkü gebelikte demir gereksinimi artar. Üstelik doğumda da bir miktar kan kaybedilir.

Tedavi: Beslenme düzeninizi demir açısından zengin, bol çeşitli besinlere dayandırarak bu sorunu kökten çözebilirsiniz. Ama gebeliğiniz sırasında karaciğer içeren yiyeceklerden uzak durmalısınız. Kan tahlillerinde anemi görülmüşse doktorunuz size demir ilacı verecektir. İlacı yemeklerden sonra ve bol su ile alın çünkü kabızlık ya da ishale neden olabilirler.

ŞEKER HASTALIĞI (Diyabet)

Gebelik sırasında diyabet yakından denetlenmeli, sık sık kan şekerine bakılmalıdır. Bunlar yapılırsa şeker hastalığı gebelik açısından daha az tehlike oluşturur.

Tedavi: Kan şekeri düzeyi kontrol altında tutulmalıdır. Bu amaçla doktorunuz insülin tedavisini yeniden düzenleyebilir. Şeker hastaları diyetlerine de çok dikkat etmek zorundadır. Gebelik kontrollerine daha sık gidilmesi gerekir. Kimi zaman şeker hastalığının hafif bir şekli ilk kez gebelikte ortaya çıkabilir, ancak bu her zaman, gebelik sona erdikten sonra kaybolur.

RAHİM AĞZI YETERSİZLİĞİ (Servikal Yetmezlik)

Normal gebelikte rahim ağzı doğum başlayana kadar kapalı kalır, ne varki gebeliğin 3. ayından sonra yinelenen düşüklüğü olan kadınlarda bunun nedeni rahim ağzının zayıflığı ve bu yüzden bebeğin erken dışarı çıkmasıdır.

Tedavi: Gebeliğin başlarında rahim ağzına küçük bir dikiş konur böylece rahim ağzı gebeliğin sonuna kadar kapalı tutulmuş olur. Bu dikiş, doğumdan bir süre önce ya da doğum başlarken alınır.

[reklam]PREEKLAMPSİ

Gebeliğin ikinci yarısında sıkça görülen bir hastalıktır. Uyarıcı belirtileri arasında tansiyonun 140/90 mmHg'nin üzerine çıkması, kısa sürede aşırı kilo artışı, ellerde, ayak bileklerinde, ayaklarda, bacaklarda, şişme ve idrarda protein (albümin) bulunmasıdır. Bu belirtilerden biri varsa doktorunuz sizi daha yakından izleyecektir.

Tedavi: Şimdilik sorunu engelleyebilecek etkili bir çözüm geliştirilememiştir. Doktorunuz yatakta dinlenmenizi isteyecek, gerekli görürse hastaneye yatıracaktır. Kendinizi çok iyi hissetseniz bile bulgular ciddi olabilir. Kan basıncınız yüksekse doktorunuz bunu düşürecek bir ilaç verebilir. Koşullar uygunsa doğum başlatılabilir.

KAN GRUBU NEGATİF ( RH - ) OLAN ANNE

İlk kontrolde kan grubunuza bakılarak RH negatif mi yoksa pozitif mi olduğunuz belirlenir. İnsanların yaklaşık %15'inin Rh faktörü negatiftir. Sizin kan grubunuz Rh negatif olsa bile ancak bebeğinizin kan grubu Rh pozitifse problem çıkabilir. Kan uyuşmazlığı denen bu durumdan ilk bebek etkilenmez ancak daha sonraki gebeliklerde sorun oluşabilir.

Tedavi: Kan grubu Rh negatif olan tüm kadınlara doğum öncesinde genellikle 28. ya da 34. Haftalarda anti-D denen koruyucu bir aşı yapılır. Bu aşı gebelik sırasında geçirilen herhangi bir kanama sonrasında ve kan grubu Rh pozitif olan bebeğin doğumunun ardından da uygulanarak sonraki gebeliklerin sorunsuz geçmesi amaçlanır.

DÜŞÜK TARTILI BEBEKLER

Gebelik süresine göre gelişimi yetersiz olan ve düşük tartılı doğan her bebek özel bir durum yaratır. Bu olayın nedeni annenin sigara içmesi, kötü beslenmesi ya da plasentaya yeterli kanın gitmemesi olabilir.

Tedavi: Yapılan muayenelerde bebeğiniz küçük bulunursa gebeliğiniz boyunca yakından izlenmeniz gerekir. Bu kontrollerde bebeğin genel sağlığı plasentaya giden kan akımının yeterli olup olmadığı değerlendirilir. Bebeğin gelişme geriliği ciddi boyutlardaysa ya da bebek sıkıntıya girerse doğum sezaryenle ya da sancılar ilaçla başlatılarak gerçekleştirilebilir.

İKİZ GEBELİKLER

İkiz gebeliklerin çoğunda doğum normal seyreder ancak doğumun ikinci evresi (bebeğin çıkma evresi) iki kez tekrarlanır. İkiz gebeliklerde erken doğum riski daha yüksektir. Anemi (kansızlık), preeklampsi ve bebeklerin rahimde ters durması gibi sorunlara ikiz gebeliklerde daha sık rastlanır. Gebeliğe bağlı tüm yakınmalar özellikle son aylarda bir artış gösterir. İkiz bebek bekliyorsanız doğum öncesi kontrollere düzenli olarak gitmelisiniz. Böylece herhangi bir sorun çıkarsa erkenden fark edilebilir.

İkiz gebelik vücudunuza normal gebeliğe göre daha fazla yük bindireceğinden yürüyüş ve duruşunuzda daha özenli olmalısınız. Sindirim güçlüğü ile ilgili soruları önlemek için taze, doğal besinleri azar azar ama sık yemelisiniz.

VAJİNAL KANAMA

Gebeliğinizin herhangi bir aşamasında vajinadan kanamanız olursa hemen doktorunuza haber verin ve yatağa uzanın. 22. Haftadan önceki kanamalar olası bir düşükten, bu haftadan sonrakiler ise plasentadan kaynaklanabilir. Plasenta rahim duvarına yapıştığı yerden ayrılmaya başlayınca ya da rahim ağzını kapatacak biçimde aşağı bölümlere yerleşmişse kanamaya neden olabilir.

Tedavi: Plasenta bebeğin yaşamsal bağlantılarını sağlayan bir organdır. Doktorunuz plasenta ile ilgili bir risk ortaya çıktığını düşünüyorsa hemen hastaneye yatmanızı isteyebilir. Hastanede plasentanın rahimdeki yeri ve durumu saptanacaktır. Doğum sonrasına dek hastanede yatmanız gerekebilir. Çok fazla kan kaybettiyseniz kan nakli yapılabilir ve doğumun kısa süre içerisinden gerçekleşmesi için sezaryene başvurulabilir. Ancak kanama fazla değilse ve bebeğin beklenen doğum zamanına henüz çok zaman varsa doktor sizi yakından izleyerek beklemeyi uygun görecektir.[reklam]

Sakın GecikmeyinBunlardan biri varsa hemen yardım isteyin
  • Hiç geçmeyen şiddetli başağrısı çekiyorsanız
  • Görmenizde bulanıklık varsa
  • Şiddetli ve uzun süren karın ağrısınız varsa
  • Vajinal kanamanız olduğunu fark ederseniz
  • Suyunuz erken gelirse (vajinadan ılık su boşalması)
  • Sık idrara çıkıyorsanız ve idrar yaparken yanma oluyorsa (Bu arada bol su içmelisiniz)

Şu durumlarda 24 saat içinde doktora danışın

  • El, ayak, yüz ve bileklerde ödem (şişme) varsa
  • Şiddetli ve sık kusma oluyorsa
  • Ateşiniz 38.3 °C derecenin üzerindeyse
  • 28. Haftadan sonra bebek hiç hareket etmiyorsa ya da 12 saat içinde 10 defadan az oynarsa
[reklam]
DüşükGebeliğin 22. Haftadan önce sonlanmasına düşük adı verilir. Gebeliklerin yaklaşık beşte biri düşükle sonuçlanır. Düşüklerin çoğu 12. Haftadan önce, bunun bir kısmı da kadının gebe olduğunu bile anlamasından önce gerçekleşir. Düşüğün nedeni çoğu kez bebeğin normal gelişimini sürdürememesidir. Vajinadan gelen kanama genellikle ilk belirtidir. Hemen doktorunuza haber vermelisiniz. Bu durumda genellikle yatarak dinlenme önerilir; ama bu düşüğün önleneceği anlamına gelmez.

Düşük Tehdidi

Kanama az ve ağrısızsa, adet kanamasının olageldiği dönemde ortaya çıkmışsa, gebelik genellikle sürdürülebilir. Olasıdır ki bebeğin yaşayıp yaşamadığının anlaşılabilmesi için ultrason taramasından geçmeniz istenecektir.

Gerçek Düşük

Kanama fazla ve ağrılıysa bebeğin yitirilmiş olma olasılığı yüksektir. Doktorunuz hastaneye yatmanızı ve burada rahim içinin tamamen boşaltılarak temizlenmesini isteyebilir.

Düşüğün Ardından Duygularınız

Gebeliğinizin çok erken dönemlerinde başınıza gelse bile düşük sizde yoğun bir boşluk duygusu yaratacaktır.Yitirdiğiniz bebeğin ardından duyduğunuz gerçek acıyı herkes anlamayabilir. Düşük sonrasında en çok yeniden sağlıklı bir bebek sahibi olup olamayacağınız konusu kaygılarınızın kaynağı olabilir. Düşük sonrasında ne kendinizi ne de eşinizi suçlamalısınız. Bu, sizlerden kaynaklanan bir durum değildir. Düşükten sonra yeniden gebe kalmayı deneyebilirsiniz. Kimi doktorlar üç adet dönemi beklemenin yerinde olduğunu söylemektedir. Sık tekrarlayan düşükleriniz yoksa yeniden gebe kalmamanız, sağlıklı bir bebek doğurmamanız için hiçbir neden yoktur.