| Gebelikte Beslenme |
|
|
|
Hamilelik döneminde bebeğin tek besin kaynağı vardır: siz. Bu nedenle özellikle gebelikte beslenmenize çok dikkat etmelisiniz. Dengeli beslenmek ve çeşitli besinler almak çok önemlidir. Bunun için yapacağınız tek şey doğal, taze ve bol çeşitli besinleri almaktır. Gebe kaldığınızı anladığınızda ya da gebeliğe karar verdiğinizde bunlardan hangilerini düzenli olarak yediğinizi, yiyip içtikleriniz arasında bebeğe zarar verici birşey olup olmadığını araştırın. Gebelikte sebze ve meyveyi daha fazla yemelisiniz. Şekerli, tuzlu ve işlenmiş besinleri ise azaltmalısınız. Gebelik Döneminde Almanız Gereken Temel Besinler Kalsiyum: Bebeğinizin gebeliğin 8. Haftasında oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için önemlidir. Gebelikte, normalde gerek duyduğunuzun 2 katı kalsiyum gereklidir. Kalsiyum açıdan zengin besinler arasında peynir,süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzeler sayılabilir. Süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğu bilindiğinden yağı alınmış süt ve yoğurt tüketmeye dikkat edin. Günlük fazla kalsiyum gereksinimini giderebilmek için 85 gr yağsız peynir, 170 gr sardalye, 7 dilim beyaz ekmek, 2 bardak süt alımı yeterli olacaktır. [reklam] Protein: Gebelikte protein gereksinimi arttığı için protein içeren çeşitli besinleri almalısınız. Balık, beyaz ve yağsız kırmızı et, yumurta, kaşar peyniri, mercimek ve nohut gibi kuru baklagiller, yoğurt protein açısından zengin besinlerdir. Hayvansal besinler yağ açısından da zengin olduğu için aşırı alınmamalı, yağsız et tercih edilmelidir. Çiğ ya da az pişmiş yumurtadan sakınmalı, satın aldığınız yumurtaların taze olmasına dikkat etmelisiniz. C Vitamini: C Vitamini plasenta için yararlıdır. Vücudunuzun hastalık etkenlerine karşı direncini arttırır ve demirin bağırsaklarda emilimini kolaylaştırır. Taze meyve sebzelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için hergün belli bir miktar alınmalıdır. Uzun süre saklanan ve pişirilen besinlerde C vitaminin çoğu kaybolur. Patates, domates, karnabahar, portakal, greyfurt, biber, lahana, çilek C vitamini yönünden oldukça zengin besinlerdir. Besinleri tazeyken tüketmeli, sebzeleri ya çiğ ya da az haşlayarak yemelisiniz. Lifli (Posalı) Yiyecekler: Günlük beslenmenizin büyük bir bölümünü oluşturması gereken lifli yiyecekler gebelikte sık görülen kabızlığın önlenmesinde çok yararlıdır. Sebze ve meyveler lif açısından zengindir ve hergün bolca yenebilirler. Kuruyemişler, kepekli ekmek, kepekli makarna, esmer pirinç, bezelye, pırasa, ahududu, kuru kayısı ve kuru üzüm lif açısından oldukça zengin besinlerdir. Kepekli besinler bazı başka besinlerin emilimini bozduğundan fazla miktarda tüketilmemelidir. Folik Asit: B grubu vitaminlerinden olan folik asit özellikle ilk birkaç haftada bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için oldukça gereklidir. Gebeliğinizin ilk üç ayında folik asit gereksiniminiz normalin 3 katıdır. Besinler çok pişirilir ya da uzun süre saklanırsa içerdikleri folik asit yok olur; ama dondurulduklarında böyle bir sorun söz konusu değildir. Dolayısıyla günlük taze sebze alma olanağınız yoksa dondurulmuş sebze alın ya da kendiniz dondurun. Folik asit yönünden zengin ekmek ve tahılları tüketmeye çalışın. Bu tür besinlerin ortalama bir porsiyonundaki folik asit miktarı genellikle 0.03 mg ile 0.1 mg arasında değişir. En sağlıklı beslenme düzenini bile uygulasanız size gerekli olan folik asit miktarını yalnızca besinlerle sağlayamazsınız. Bu nedenle beslenme düzeninizi folik asit hapları ile desteklemelisiniz. Folik asit içeriği zengin besinler arasında börülce, brüksel lahanası, et suyu, malt hülasası, böbrek, kara lahana, ıspanak, kepekli ekmek, brokoli, yeşil fasülye ve fındık sayılabilir. Demir: Yağsız kırmızı et ve sardalye, lüfer gibi yağlı balıklar demirin en kolay emildiği besin kaynaklarıdır. Gerçi ıspanak, börülce, kepekli ekmek, tahıllar ve baklagillerde de demir bol miktarda bulunur ama bu besinlerdeki demirin emilimi zordur. Demirin emilimini C vitamini kolaylaştırır, çay ve kahve ise azaltır. Bu nedenle demir içeriği zengin besinleri tüketirken çay veya kahve içmemeye özen göstermelisiniz. Bunların yerine greyfurt ya da portakal suyunu tercih etmeniz doğru olacaktır. Hamilelik döneminde karaciğer yemekten kaçınmalısınız çünkü içerdiği A vitamini fazla tüketildiğinde bebeğiniz için zararlı olabilir. Hamilelik Döneminde En Yararlı Besinler Aşağıdaki yiyeceklerde size gereken besinlerden en azından biri yeterli oranda bulunmaktadır.Bunlardan bir bölümünü hergün tüketmelisiniz.
Vitamin ve Mineral Desteği Doktorunuz gebelikten korunmayı kestiğiniz andan gebeliğinizin 12.Haftasına dek folik asit desteği almaya başlamanızı önerir. Demir ilaçlarını ise kansızsanız önerecektir. Bol bol taze yiyecek içeren bir beslenme düzeni oluşturduysanız folik asit ve demir ilaçları dışında bir desteğe muhtemelen gerek duymazsınız. Bebeğinizi KoruyunBebeğinize plasenta aracılığı ile yararlı besinler nasıl geçiyorsa yiyip içtikleriniz arasındaki bebeğe zararlı olabilecek maddeler de aynı şekilde geçer.
İşlenmiş Yiyecekler Konserve gibi işlenmiş yiyeceklerden tüm gebeliğiniz boyunca uzak durmalısınız. Bu tür yiyeceklere genellikle fazladan şeker ya da tuz katılmıştır. Fazlaca yağ içerebilirler, içlerinde gereksiz koruyucu, tatlandırıcı ve renklendirici maddeler bulunabilir. Ürün etiketlerini dikkatlice okuyarak yapay maddeler içermeyenleri tercih etmelisiniz. Dondurulmuş Yiyecekler İşyeri yemeklerinden, önceden pişirilmiş süpermarket yiyeceklerinden, yeni pişirilmiş ve sıcak olmayan tavuk etinden sakınmanız gerekir. Bunlarda bebeğinize geçerek tehlike yaratabilecek bakteriler bulunabilir. Tuz Fazla tuzun aşırı terleme ve gebeliğe bağlı yüksek tansiyon gibi sorunlarla ilişkili olduğu düşünüldüğünden gebelere yemeklerde tükettikleri tuz miktarını azaltmaları önerilir. Ne var ki günümüzde bu görüşü haklı çıkaracak kanıtların yeterli olmadığı düşünülmektedir. Vejetaryen Diyeti Protein açısından zengin ve çeşitli taze besinler alıyorsanız bebeğin gereksinimleri karşılanıyor demektir. Vejetaryen diyetinde eksik olabilecek tek şey demirdir. Vücut sebze ve meyvelerdeki demiri sindirmekte zorlandığı için ortaya çıkabilecek açığı kapatmak için demir ilacı almanız gerekebilir. Süt ve sütten yapılan ürünleri de tüketmeyen vejetaryenlerdenseniz kalsiyum, D vitamini ve B12 vitaminlerini de almanız gerekecektir. Peynir Pastorize edilmemiş süt ve süt ürünleri, bazı ithal edilen yumuşak, tam olgunlaşmamış taze ya da küflü peynirler "listeria enfeksiyonu" tehlikesi içerir. Bu nedenle bu tür ürünlerden uzak durmalısınız. Temel Yağ Asitleri Uzun zincirli, çoklu doymamış yağ asitleri bebeğin beyin, sinir sistemi ve retina gelişiminde yaşamsal rol oynar. Fetus bunları kendisi üretemez, plasenta aracılığı ile doğrudan annesinden, doğumdan sonra ise anne sütünden alır. Som balığı ve uskumru en zengin yağ asidi kaynaklarıdır ama kirletici madde içerdikleri için bunlardan haftada iki porsiyondan fazla tüketmeniz tavsiye edilmez. Kılıç balığı gibi civa içerebilen yırtıcı balıklardan uzak durmanız önerilir. Fındık, ceviz gibi sert kabuklu yemişler, çekirdekler, kahvaltılık tahıllar, koyu yeşil yapraklı sebzeler de birer yağ asidi kaynağıdır. Çay, Kahve ve Kakao Bunların hepsinde bulunan kafein yüksek miktarlarda alınırsa bebeğiniz için zararlı olabilir. Kafein içeren içecekleri günde 3 fincandan fazla tüketmeniz doğru değildir. Bunların yerine bol bol maden suyu içebilirsiniz. Bitki Çayları Gebelik sırasında bitki çayları içmek istiyorsanız bunların etkilerini iyice araştırmanızda fayda vardır. Paketlenmiş olarak satılan bitki çaylarının bir bölümünde bebeği etkileyebilecek katkı maddeleri olabilmekle beraber çoğunun bebeğe bir zararı bulunmamaktadır. Ahududu yaprağından hazırlanan çayın doğumu kolaylaştırdığına inanılmaktadır. Şeker Bisküvi, reçel, kek, meşrubat gibi şekerli yiyecek ve içeceklerde gerekli temel besin maddeleri azdır ve gebeliğiniz sırasında kilo almanıza neden olabilirler. Bunların yerine enerjinizi kepekli ekmek ve kepekli makarna gibi karbonhidratlı yiyeceklerden almanız, şekeri azaltmanız daha yararlı olacaktır. Genetik Yapısı Değiştirilmiş Besinler Genetik yapısı değiştirilmiş besinlerin güvenli olduğuna ilişkin kesin bulgular henüz elde edilebilmiş değildir. Bunların anne adayına ya da bebeğe zararlı olduğunu gösterecek yeterli bilgiye de sahip değiliz. Genetik mühendisliği kesinleşmiş bir teknik süreç değildir. Yerleştirilen genin öteki genlerle etkileşime girmeyeceğinden ya da tam olarak yalnızca kendinden beklenen etkiyi göstereceğinden kimse emin olamaz. Söz gelimi patates ve domatesin yanı sıra kimi başka bitkilerin de ataları zehirliydi. Günümüzde patatesin zehirli olmadığının düşünülmesi zehirli genini yitirdiği anlamına gelmiyor;işin doğrusu artık kimse bu genden söz etmiyor. Patatesin genleri ile oynanması sonucunda soyundaki uykuya yatmış çok eski bir zehirlilik geninin yeniden etkinleşmesi, kuramsal da olsa bir olasılıktır. Genetik yapısı değiştirilmiş besinlerin güvenli olup olmadığının kesinlikle anlaşılabilmesi için bir süre daha geçmesi gerekiyor. O zamana dek yapılacak en iyi şey, hiç riske girmeden bu tür besinlerden uzak durmak olacaktır. |


